Okurgezer Biliryazar İlim Adamı

» Nisan 2008 yazıları


Zalita’dan kaplan çıkar mı?

Yorum sayısı: 122

Hürmetler efendim,
Bugünkü yazımızın konusu Zalita kaplanı.
Efendim, bu kaplan dediğimiz hayvanların büyük çoğunluğu, Kuzeyde Sibirya, güneyde Hindistan ile Malakka Yarımadası arasındaki bölgelerde yaşar. Doğaları gereği orman, otlak falan tam onlara göredir. Rahat rahat kamufle olup, hızla hareket edebilirler. Aldığımız bilgilere göre ülkemizde de üç kere falan görülmüşler. Eee uğurlu sayım ne de olsa.
Şimdi efendim, orman, otlak […]

Yaman Gezgin kayboldu

Yorum sayısı: 141

Hepinize merhaba,
Canımız ciğerimiz, meraklı dostumuz Yaman Gezgin kayboldu! Kendisinden bir türlü haber alamıyoruz. En son kendi blogunda bir seyahate çıkacağından bahsetmiş. Buradan ulaşabilirsiniz: www.yamangezgin.com
Bir şeyler duyarsanız, görürseniz, mutlaka bize haber verin. Olur mu?
Görüşmek üzere efendim…

En Gerçek Gündem

Yorum sayısı: 18

Vallahi ne diyeceğimi bilemiyorum, gerçekten kötü çıkmışım. Televizyon bana göre bir mecra değil sanırım. Zaten ben kendimi en iyi yazarak ifade ediyorum. Çünkü ben konuşmayı pek sevmem. Hem dememişler mi efendim “söz uçar yazı kalır” diye. Doğru işte, tam benim için demişler. Unutulmasın ki kalem kılıçtan keskindir. O kalem de benimdir.

41 ve 29 harika bir çifttir, tartışılmaz.

Yorum sayısı: 69

Saygılar efendim,
Girizgahı uzun tutmadan hemen konuya geçmek istiyorum. Yaklaşık bir saat önce Sayın Bilgiç Hakyemez’in İstanbul’un enlem ve boylamı hakkındaki yazısını okudum. Üstünde düşünsem, cevap vermek için biraz beklesem dedim ama dayanamadım. Hemen dökülmeye başladı kelimeler.
Şimdi efendim, bu yazının temeli büyük bir saçmalık üstüne kurulu. Buyrun bakalım, ne demiş Sayın Hakyemez: “Bu koordinatlar tam olarak […]

Bir özeleştiri ve kalem Bilgiç’ten keskindir

Yorum sayısı: 0

Herkese iyi akşamlar,
İyi akşamlar diyorum çünkü bu yazıyı hemen kaleme almak istedim. Biraz önce televizyonda kendimi izledim. Hani şu Sayın Bilgiç Hakyemez’le katıldığımız tartışma programı. Kendimi hiç beğenmedim, zaten kendini beğenen bir insan da değilimdir. Birkaç gün içinde videoyu sayfaya eklerim, siz de anlarsınız ne demek istediğimi. Yine de kalemşörlüğüm bakidir, beni tanıyanlar iyi bilir.
Neyse […]

Ne çılgın bir maceraydın sen Vietnam

Yorum sayısı: 19

Bizim çılgın prof Bilgiç Hakyemez ve meraklı Yaman Gezgin’le gittiğimiz Vietnam – Kamboçya seyahatinden yeni döndük yani çok şükür dönebildik ya neyse. Ben de yaşadıklarımızı taze taze sizinle paylaşmak istedim.
Şimdi efendim, yanımıza şunu bunu aldık, şöyle böyle plan yaptık kısmını geçiyorum diyeceğim de geçemem. Zira curcuna daha taksiyle havaalanına giderken başladı. Bir taksici klasiği olan […]

Bir tuhaf yol hikayesi ya da kısaca: Yaşasın Ganj Nehri

Yorum sayısı: 17

Merhabalar efendim,
15 günlük Hindistan seyahatinden döneli neredeyse bir hafta oldu. Ama henüz kendime gelemedim. “Hindistan: İnsanlığın Azıdişi” isimli makalemi ve “Ganj Nehri’nde olup bitenler” isimli yarı belgesel çalışmamı tamamlamak için büyük umutlarla çıktığım bu gezi tam olarak istediğim gibi gitmedi. Yine de “Bir timsahın gözyaşları” isimli fotoantropolojik bir deneme yazma fırsatı buldum. Gerçi öyle bir […]

Imhotep’in gizemi nasıl çözüldü

Yorum sayısı: 19

Merhabalar efendim, bir maceramıza daha hoş geldiniz.
Bu maceramızın konusu, 2 yıl önce yaptığımız bir seyahat. Bilin bakalım bu seyahatte yanımda yine kimler vardı? Evet evet, doğru cevap! Pek saygıdeğer dostum Prof. Bilgiç Hakyemez ve meraklı gezgin Yaman. Bu kelime oyununu hep yapmak istemiştim, oh be rahatladım! İçimde kalmadı. Neyse efendim, ne diyordum. Hah, evet. Mısır […]

Yüzyıllar öncesinden kalma bir deha: Tempelen Menir

Yorum sayısı: 6

Merhabalar efendim,
Bugün size çok kıymetli bir mucidi tanıtmak istiyorum: Tempelen Menir. 1647 yılında Avusturya’da doğan Tempelen daha küçük bir çocukken farkını ortaya koydu. Saat ustası dedesiyle bol bol vakit geçirir, karadutların kara kısmını ayırıp dut kısmını atar, kendi uydurduğu matematik problemlerini yine kendi yöntemleriyle çözerdi.
Gel zaman git zaman küçük Tempelen büyüdü, imparatoriçenin emrinde çalışan yetenekli […]

Boynumun Borcu

Yorum sayısı: 5

Sabah sabah nereden geldiyse aklıma geldi de gülümsedim. Sizinle de paylaşmak istedim değerli okurlarım benim. Zamanımızda şiir pek sevilmiyor niyeyse. Ee yağdı yağmur, çaktı şimşek, ondandır belki de. Neyse, lafı fazla uzatmadan Metin Eloğlu’nun gülümseten mısralarını armağan ediyorum size.
Boynumun Borcu
Leman Hanım
Size bir şiir borcum vardı ya
İşte onu ödüyorum
Metin Eloğlu